Aile ofislerinin gayrimenkul yatırımlarında daha seçici davranmasının nedeni, yüksek faiz oranları ve borçlanma maliyetlerine ilişkin belirsizliğin yeni taahhütler için çıtayı yükseltmesi. 23 Ekim 2026’da yayımlanan açıklamalarda yatırım yöneticileri, büyük iskontolarla satın alınabilecek mülklere, kira fiyatlama gücüne sahip varlıklara ve sınırlı borçlanmaya odaklandıklarını belirtirken, uzun vadeli veri merkezi yatırımları konusunda temkinli olduklarını da ifade etti.
Öne Çıkanlar
- Faiz oranlarına ilişkin belirsizlik sürerken Michels Family Office, olağanüstü nitelikteki gayrimenkul fırsatlarına öncelik veriyor.
- Kira fiyatlama gücü ve borçlanma düzeyi, gayrimenkulün enflasyona karşı koruma sağlamasının değerlendirilmesinde temel unsurlar.
- Uzun vadeli taahhütler ve teknolojik eskime riski, bazı yöneticileri veri merkezleri konusunda temkinli kılıyor.
İçindekiler
- Aile ofisi yatırımları gayrimenkul anlaşmalarında çıtayı yükseltiyor
- Enflasyona karşı koruma kiralara ve borca bağlı
- Veri merkezleri kira sözleşmesinin ötesinde riskler taşıyor
- Sonuç
Aile ofisi yatırımları gayrimenkul anlaşmalarında çıtayı yükseltiyor
Michels Family Office’te özel sermaye yatırımları ile birleşme ve satın almalardan sorumlu Rob Haugen, faiz oranlarının izleyeceği yöne ilişkin belirsizliğin şirketi gayrimenkul fırsatları konusunda daha talepkâr hâle getirdiğini söyledi. Haugen aynı zamanda şirketten ayrılarak kurulan River1 Asset Management’ın baş yatırım sorumlusu.
“Açıkçası, faizlerin yeniden düşeceğine dair gerçekten güçlü bir kanaate varana kadar, gerçekten özel projeler dışında herhangi bir işe girişmek istememiz zor,” dedi.
Haugen, önemli ölçüde iskontoyla satın alınan ve alanın büyük bölümünü kullanması beklenen bir kiracısı önceden belli olan bir ofis binası gibi fırsatları anlattı. Bu birleşim, yatırım tezini yalnızca mülk değerlerinde toparlanma beklentisine dayandırmak yerine hem satın alma fiyatına hem de somut talebe bağlıyor.
Büyük ölçekli perakende mülkleri de ilgi alanlarından biri. Haugen, aile ofisinin, açıklamalarından yaklaşık bir buçuk yıl önce, bir yatırımcı konsorsiyumuyla Milwaukee yakınlarındaki bir Kohl’s mülkünü satın aldığını söyledi.
| Kalem | Ayrıntılar |
|---|---|
| Haugen’ın hedeflediği fırsat | Maliyet üzerinden potansiyel getirinin yüksek tek haneli oranlarda veya çift haneli oranlarda olması; bu bir yatırım hedefidir, açıklanmış gerçekleşmiş getiri değildir. |
| HB Wealth’in borçlanma ölçütü | Genellikle, ister işletme düzeyinde ister fon düzeyinde olsun, kaldıraç oranı %65’in üzerinde olan fonlardan müşterilerini uzak tutuyor. |
| Haugen’ın sermaye kilitlenmesine ilişkin çekincesi | Yüksek faiz oranları altında sermayeyi 10–15 yıl süreyle bağlamaya isteksiz. |
Enflasyona karşı koruma kiralara ve borca bağlı
HB Wealth’in baş yatırım sorumlusu Joel Houck, büyük aile ofislerinden gayrimenkule ve endüstriyel depolar, tarım arazileri ve orman arazileri dâhil diğer reel varlıklara yönelik ilginin arttığını gözlemlediğini söyledi. Enflasyona karşı koruma önemli bir cazibe unsuru olsa da bunun varlığın yapısına bağlı olduğunu vurguladı.
Houck, “Gayrimenkulde enflasyona karşı koruma, mülkü yöneten şirketin kira oranlarını yenileme becerisinden gelir,” dedi. Farklı mülk türlerinde kiralar aynı hızda yenilenmez.
Houck, kiraların düzenli olarak artırılabildiği varlıklar arasında sanayi mülkleri ve konutları gösterdi; her ikisinin de arz kısıtlarından yararlanabileceğini ekledi. Yüksek faiz oranları iskontolu alım fırsatları da yaratabilir; ancak yatırımcıları hem mülk hem de fon düzeyindeki borçlanmayı incelemeleri konusunda uyardı.
Vergi uygulamaları da dikkate alınması gereken bir başka unsur. Houck, amortismanın potansiyel bir vergi kalkanı olduğunu vurguladı. ABD İç Gelir İdaresinin (IRS) konut amaçlı kiralık mülklerde amortismana ilişkin rehberi kesintinin, kiralık mülk maliyetlerini belirlenmiş bir yıl sayısı boyunca geri kazandırdığını açıklar ve kira zararlarına ilişkin sınırlamaları ayrıca ele alır. Bu kurallar potansiyel fayda hakkında arka plan bilgisi sunar; her mülk fonu dağıtımının satışa kadar vergiden erteleneceğini garanti etmez.
Veri merkezleri kira sözleşmesinin ötesinde riskler taşıyor
Veri merkezlerine duyulan ilgi, her varlık yöneticisinin yatırım taahhüdünde bulunduğu anlamına gelmiyor. Haugen, faiz oranları yüksek seyrederken sermayeyi uzun süre bağlama konusunda isteksiz olduğunu belirtti.
Cresset’in baş yatırım sorumlusu Mike Silverman, müşterilerin veri merkezlerini sık sık sorduğunu, ancak şirketin riskler nedeniyle bu fırsatları değerlendirmediğini söyledi. Bu yatırımları geleneksel gayrimenkul yatırımlarından ziyade teknoloji yatırımları olarak görüyor.
Silverman, büyük bir şirketle yapılan 15 yıllık kira sözleşmesinin cazip görünebileceğini, ancak teknolojik değişimin sözleşme sona erdiğinde tesisi daha az değerli hâle getirebileceğini söyledi. Endişesi, kiracının sözleşmeye dayalı ödeme güvencesi ile mülkün uzun vadede kullanışlılığını birbirinden ayırıyor.
Sonuç
Bu yöneticilerin anlattığı, gayrimenkulden topyekûn geri çekilmek değil, sermayeyi seçici biçimde kullanmak. Gelecekteki taahhütler için belirttikleri ölçütler; satın alma fiyatı, kiraları esnek biçimde ayarlayabilme, borç maruziyeti ve varlığın mevcut kira sözleşmesinin ötesindeki kullanışlılığı olmaya devam ediyor.
Daha Fazla Haber Oku
FinanceVelix’ten daha fazla haber
Yasal Uyarı
Bu FinanceVelix makalesi genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel finansal, yatırım, hukuki veya vergi danışmanlığı değildir. Piyasa fiyatları, faiz oranları ve ekonomik koşullar değişebilir; yatırımlar zarar riski taşır. Olgular, yayımlandığı sırada mevcut olan materyalleri yansıtır ve değişebilir. Önemli bilgileri bağımsız olarak doğrulayın ve gerektiğinde nitelikli bir uzmana danışın. Bir varlıktan, şirketten veya hizmetten söz edilmesi, bunların onaylandığı anlamına gelmez.




