23 Ekim 2026’da açıklanan Abbott Oncodetect çalışma sonuçları, tüm genom dizileme testinin kolorektal kanser nüksünü, tüm ekzom dizileme sürümüne kıyasla daha yüksek duyarlılıkla saptadığını gösterdi. Ameliyattan yaklaşık bir ay sonra alınan tek bir kan örneğiyle yeni test, iki yıl içinde görülen nüks için %72,2 duyarlılığa ulaşırken önceki yaklaşımda bu oran %42,2 oldu.
Öne Çıkanlar
- Duyarlılık artışı, göreli olarak %30’luk bir artış değil, 30 yüzde puanlık bir kazanımdı.
- Her iki sürümle de test edilen 157 hastada tüm genom dizileme, dolaşımdaki tümör DNA’sı bulunan 15 ek hastayı belirledi.
- Bulgular nüks riski değerlendirmesini destekliyor ancak test rehberliğinde tedavinin hasta sonuçlarını iyileştirdiğini ortaya koymuyor.
İçindekiler
- Abbott Oncodetect düşük düzeyli tümör DNA’sını daha fazla saptıyor
- Pozitif sonuçlar daha yüksek nüks riskiyle ilişkiliydi
- Tedaviye yönelik çıkarımlar için daha fazla araştırma gerekiyor
- Sonuç
Abbott Oncodetect düşük düzeyli tümör DNA’sını daha fazla saptıyor
Abbott’ın Beta-CORRECT sonuçlarına ilişkin duyurusu, Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği Kongresi’nde sunulan bulguları aktardı. Çalışmada, çoğunluğu evre II ve III kolorektal kanser hastalarından oluşan 279 kişinin ameliyat sonrası örnekleri analiz edildi; iki test sürümünün doğrudan karşılaştırması 157 hastayı kapsadı.
Karşılaştırma grubunda tüm genom dizileme testi, tüm ekzom dizileme testinin belirlediği 29 hastanın tamamında dolaşımdaki tümör DNA’sını (ctDNA) saptamanın yanı sıra 15 hastayı daha belirledi. Ek saptamaların tümü milyonda 20 parçanın altındaydı; bunların 14’ü milyonda 10 parçanın altındaydı.
Ameliyat sonrasında, az miktardaki kanser DNA’sının saptanması zor olabildiğinden bu ayrım önem taşıyor. Oncodetect, kanser tanısı olmayan kişilere yönelik bir tarama testi değil; tedavi sonrasında vücutta kalan kanser izlerini aramak üzere tasarlanmış bir moleküler rezidüel hastalık testidir.
| Başlık | Ayrıntılar |
|---|---|
| Validasyon popülasyonu | Evre II, evre III ve rezeke edilebilir evre IV kolorektal kanser. |
| Kişiselleştirilmiş test tasarımı | Her hastanın tümörüne özgü en fazla 5.000 DNA varyantını izler. |
| Kongre sunumu | ESMO 2026 poster 4426P, Madrid’de 23–27 Ekim tarihlerinde düzenlenen kongrede sunuldu. |
Pozitif sonuçlar daha yüksek nüks riskiyle ilişkiliydi
Ameliyat sonrasında saptanabilir ctDNA bulunan hastaların nüks riski, saptanabilir ctDNA bulunmayanlara kıyasla 10,6 kat daha yüksekti. İki yıllık hastalıksız sağkalım ctDNA-pozitif grupta %36,2, ctDNA-negatif grupta ise %92,3 oldu.
Evre II analizinde de belirgin bir fark görüldü: Saptanabilir ctDNA bulunan hastaların nüks riski yaklaşık 31 kat daha yüksekti. Saptanabilir ctDNA bulunmayan evre II hastalarının %2,8’inde iki yıl içinde nüks görüldü.
Bu bulgular, saptanabilir tümör DNA’sı ile sonraki nüks arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor. Ancak pozitif sonuç alan her hastanın nüks edeceği ya da negatif bir sonucun nüks olasılığını dışladığı anlamına gelmiyor.
Tedaviye yönelik çıkarımlar için daha fazla araştırma gerekiyor
Baş araştırmacı, Japonya’daki Ulusal Kanser Merkezi Hastanesi Doğu’dan Dr. Takayuki Yoshino, ctDNA-pozitif ek hastaların belirlenmesinin nüks riski değerlendirmesini geleneksel klinik faktörlerin ötesinde hassaslaştırmaya yardımcı olabileceğini söyledi. Ayrıca, bulguların hasta yönetimine nasıl yön vermesi gerektiğini belirlemek için araştırmaların sürdürülmesinin önemini vurguladı.
Abbott, ek hasta takibi ve daha sonraki test zaman noktalarından elde edilecek verilerin rezidüel hastalık, adjuvan tedavi ve nüks riski arasındaki ilişkiyi netleştirmesinin beklendiğini söyledi. Duyuruda klinik validasyon kanıtları sunuluyor; test sonuçlarına göre tedaviyi değiştirmenin sağkalımı artırdığı kanıtlanmıyor.
Şirket ayrıca Oncodetect’in ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmadığını veya kullanımına izin verilmediğini belirtti. Test, yüksek karmaşıklıktaki testler için CLIA düzenlemeleri kapsamında sertifikalı olan Genomic Health laboratuvarında gerçekleştiriliyor.
Sonuç
Abbott Oncodetect bulguları, ameliyat sonrasında çok düşük düzeydeki rezidüel kanser DNA’sının saptanmasına ilişkin kanıtları güçlendiriyor. Bu sonuçların tedavi ve zaman içindeki nüksle nasıl ilişkili olduğuna dair beklenen bir sonraki kanıtlar, ek takip ve daha sonraki test verileri olacak.
Daha Fazla Haber
Daha fazla FinanceVelix haberi
Sorumluluk Reddi
Bu FinanceVelix makalesi genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel finansal, yatırım, hukuki veya vergi tavsiyesi değildir. Piyasa fiyatları, faiz oranları ve ekonomik koşullar değişebilir; yatırımlar zarar riski taşır. Bilgiler yayımlandığı sırada erişilebilir olan materyali yansıtır ve değişebilir. Önemli bilgileri bağımsız olarak doğrulayın ve gerektiğinde yetkin bir uzmana danışın. Bir varlıktan, şirketten veya hizmetten söz edilmesi, bunun onaylandığı anlamına gelmez.




